Ana içeriğe atla

17 KASIM DEVRİMCİ ÖRGÜTÜ


17 KASIM SEMBOLDÜR !… 
(2007 ARALIK)
Bitti mi? diye sormuş, hayır diye cevaplamıştık. Şimdi 17 Kasım’la devam edelim: Επαναστατική Οργάνωση 17 Νοέμβρη – 17 Kasım Devrimci Örgütü 1973 yılında kuruldu.  Yine resmî tarihe göre 2002’de tasfiye oldu (aslında olmadı). Bu 29 yıllık süreçte 102 eylem gerçekleştirdi ve bu eylemlerde 23 kişi öldü. 200 kadar kişi de yaralandı. Hedeflerinin başında ABD’li diplomatlar bulunan 17N, Yunan, Britanya ve diğer emperyalist hedefleri de ihmâl etmedi.
17N bitmediğini saldırısıyla haber verdi. Bu saldırıdan sonra örgüt ismini ‘Devrimci Mücadele’ (Επαναστατικός Αγώνας – Epanastatikôs Ağônas) olarak değiştirdi ve Devrimci Örgüt (EA) ilk olarak 2003 yılında adını duyurdu. 5 Eylül 2003’te Athina Adliye Komplexi’ne karşı bombalı bir saldırı düzenledi. 5 Mayıs 2004’te Yunan Çalışma Bakanlığı’na ve 29 Ekim 2004’te 3 polis otobüsüne karşı bombalı saldırı gerçekleştirdi. 12 Aralık 2005’te Maliye Bakanlığı’na karşı bombalı eylemde bulunuldu. 22 Aralık 2005’te grup Yunan mizah dergisi To Pontiki’de (Fare) bir manifesto yayınladı. Bu manifestoda hedeflerinin anti-globalizasyon ve anti-Amerikan temelli olacağını açıkladı. 30 Mayıs 2006’da Kültür bakanı (eski Kamu Düzeni bakanı) Yorgios Voulgarakis’e karşı tasfiye eylemi düzenlendi. Son eylem 12 Ocak 2007’de ABD elçiliğine karşı gerçekleşti; bu bir anti-tank roket saldırısıydı. Bu eylemden sonra Yunan Polisi EA’ın 17N’ın devamı olduğunu açıkladı. EA, ABD’ni yerüzünün her tarafını kana ve ateşe boğan en büyük terör örgütü olarak ilân etti.

Oluşumu
Evvelâ PAK

Panhellenik Özgürlük Hareketi (Πανελλήνιο Απελευθερωτικό Κίνημα, Π.Α.Κ.Panelînio Apeleftherotikô Kînima) 1968 yılında İsveç’te Andreas Papandreu tarafından sürgünde bulunduğu sırada kuruldu. Albaylar Cuntası’na karşı mücâdeleyi önüne koydu.

28 Şubat 1968’de Papandreu Yunan Göçmenler Klübü’nde (Σύλλογος Ελλήνων Μεταναστών – Sîllogos Elînon Metanastôn) meşhur konuşmasıyla PAK’ı ilân etti. Daha sonra PAK manifestosu kitap hâline getirildi. PAK’ın Yunanistan’daki lideri Yannis Alevras idi.

PAK, Yunanistan’da sosyalist bir dönüşümü ve ABD’nin boyunduruğundan kurtulunması için devrimci mücâdeleyi öngörüyordu. Bunun için radikal önlemlere gerek vardı.

Zaman içinde PAK Yunanistan’daki merkezî demokratik direniş örgütü hâline geldi.

DA

Demokratik Savunma (Δημοκρατική Άμυνα – Dimokratikî Âmina) örgütü ise bir diğer cuntayla mücâdele örgütüydü. 1967 yılında, "Alexandros Papanastasiou" siyâsî araştırma grubunun içinden çıktı. Alexandros Papanastasiou grubunun kurucuları arasında Kostas Simitis de vardı.

Aslında bu örgütün lideri yoktu fakat kurucularının tutuklanmasından sonra liderliğe emekli general Yorgos Iordanidis geldi. Örgüt 100 kadar bombalı eylem gerçekleştirdi. Örgütün tanınmış kurucuları arasında eski başbakan Kostas Simitis, Nikos Konstantopoulos (Sinaspismos’un eski başkanı), profesör Sakis Karagiorgas, Athina Ün. Hukuk Fakültesi cezâ hukuku profesörü George Magkakis, general Yorgos Iordanidis, askerî hukuk profesörü Vassilis Filias, avukat Dimosthenis Konaris, gazeteci Yannis Starakis, eski bakan Hristos Rokofyllos, büyük tüccârlardan Dimitrios Kotsakis, Athanasios Filias, eski bakan makine mühendisi Yorgos Kouvelakis, adâlet eski bakanı hâkim Antonios Mihalakeas ve kardeşi Athanassios Mihalakeas (İstinaf mahkemesi eski başkanı) sayılabilir. 1970 yılında Mart ayında başlayan davadan ağır cezâlar çıktı. Bu kişiler Yunanistan’ın entelektüel hayatında önemli simâlar oldukları için dava basının hayli ilgisini çekti. Örgüt bir ânda gündemin birinci maddesi hâline geldi. 1974’te cuntanın devrilmesiyle bu kişilerin önemli bir bölümü Papandreu ile birlikte hareket etmeye başladılar ve PASOK’a katıldılar.  

ELA
Daha sonraki ismi Devrimci Çekirdekler (Επαναστατικοί Πυρήνες; Epanastatiki Pirînes) olan örgüt Devrimci Halq Mücâdelesi (Επαναστατικός Λαϊκός Αγώνας – Epanastatikôs Laikôs Ağônas) ismiyle 1971’de kuruldu.

EA
Devrimci Mücâdele (Epanastatikos Agonas).
Bu örgütlere, devam eden (hayatta olan) veya ömrünü tamamlamış olan  20 kadar göreli büyük veya küçük örgütü de ekleyebilirim fakat varmak istediğim yer ve vermek istediğim mesaj için yukarıdakilerin adını anmam kâfîdir. Yunanistan’da olup bitenleri ve muhtemelen de olup bitecek olanları diğer mes’elelerde olduğu düzen medyalarından veya uyduruk kaynaklardan öğrenmek insanları ‘CÂHİL’ bırakma amaçlı olduğu için pek değer biçilesi değil.

Yukarıda ‘Oluşumu’ diye bir başlık ve onun altında da ‘Evvelâ PAK’ diye bir başlık attık. Aslında oluşumunu – yani Yunanistan’da tâ 1821’de başlayan mücâdele sürecine paralel olarak - anlamak ve tahlîl etmek gerekir. O nedenle – çok kısa sayılabilecek – bir tarihî arkaplan vermeye çalıştım. Yoksa bu yazıda adları geçen / geçmeyen bir sürü kişi ve kurumun detaylandırılması gerekir ; meselâ sâdece PAK’ın kitaplık manifestosu, 17 Kasım’ın Nisan 1977’de yayınlanan manifestosu, DA’nın konferansları vs. gibi sayısız değerli dokümanın incelenmesi Yunanistan’da neler oluyor tipinde bir sorunun cevabının araştırılmasında çok aydınlatıcı olacaktır.

Yıllar önce 17N üzerine bir yazı yazdığım için tekrâra girmiyorum, yine tamamlanan mahkeme, mahkûmiyetler, Giotopoulos, Vita gibi mes’elelere değinmiyorum. Ehemmiyet vermeye çalıştığım konu Yunan halkının ve ruhunun dokusunu anlamaya çalışılmasıdır ki, en çok ihmâl edilen ve en mühîm olan konu bence budur.

Yukarıda saydığım ve sayamadığım örgüt ve şahısların hepisinin az veya çok, öyle ya da böyle 17N’in varoluşunda da, Yunanistan’ın Anti-Emperyalist, Anti-Amerikan, Anti-Globalist, Anti-NATO ve Anti-Gladio mücâdelesinde rolü güçlüdür. Aynı biçimde, 2003 Mart’ında ABD’nin Irak saldırısını protesto etmek üzere Athina’da toplanan 2 milyon insan ile 17N’ın beslendiği güç ve enerji aynı ve/veya koşut lafızlardandır. Alexis’in polis tarafından öldürülmesine karşı gösterilen tepki, Clinton’ın Athina’ya girememesi, Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye iâde edilmesini reddetme gibi sayısız reaksiyon bir ruhu anlatıyor.

Belki bugün itibarıyla Yunan halkının taşan duygularını en iyi biçimde Yunan Anarşistleri dillendiriyorlar, eyleme döküyorlar. Onlara ve onların (son olaylarda) demelerine bakarak bitirmek en iyisi olabilir.

-Hiçbir şey bitmedi, Herşeyi isteyeceğiz ve şimdi isteyeceğiz.
Saçlarımı dağıtacağım, Yüzümü asacağım ve yollara ve meydanlara çıkacağım ; aynı polisler gelecekler, beni kenara çekmek isteyecekler, niye ateş yaktığımı soracaklar, neden bu kadar ateşli olduğumu anlamayacaklar, onlar benim ne kadar zamandır kazanmak (isteğiyle) dolu olduğumu bilmeyecekler.
2007 YILBAŞI MESAJI ŞÖYLE
Biz devletin değil kendimizin efendileriyiz !
Bu yılbaşında size Yunanistan’dan kapitalizme, devlete ve polise karşı bir ‘çete’ mesajı gönderiyoruz : ADÂLET YOK(SA) BARIŞ (TA) YOK.
YA POLİS SİLAHI YA HALK MÜCÂDELESİ…
Bugün Yunanistan, yarın tüm dünyâ, global rekapitalizasyona dur de !
HAKKI AÇIKALIN



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

LACERTUS FIBROSUS

LACERTUS Merhaba sayın Koryürek, Bugünkü makalenizi key(i)fle okudum, bir Boğaz insanı, hele de 20 senedir ülkesini göremeyen bir mültecî! olarak biraz da hayıflandım, o balıkhâneyi bilirim, zaman zaman da bütün diğer balıkhâneleri de gezerdim.  Yüksek müsadenizle bir dil – etimoloji düzeltmesi yapacağım ; Lakerda nın etimolojisi olarak İspanyolca La Kerrida ’yı vermişsiniz ki, katılmam mümkün değil.  Yakında Istanbul’da Küresel Yayınlar’dan çıkacak olan Türk dilindeki Yunanca Kökenli Kelimeler isimli préliminaire kitabımda da bulunabileceği üzere aşağıda bu kelimenin köklerini veriyorum. Bu kelime daha sonraları yani Latince’den Yunanca’ya lakérda λακέρδα ve "palamut veya orkinos tuzlaması" anlamıyla girmiş oradan da Türkçe’ye intikal etmiştir. Lakerda yapan herhâlde çok azalmış olmalıdır. Le Gaffiot, Dictionnaire étymologique latin - Latince etimolojik lugatında dik dörtgen şeklinde olan, uzunca, boyu eninden fazla duran bir hayvan olan kertenkeleni...

KARDOUXOI

MANZİKERT - MALAZGİRT – MANAZGIRT ÜZERİNDEN BUGÜNE DOĞRU BİR GÜZERGÂH VE DEVLETİn / MİLLETİN KÜRD ALGISINDA HİÇBİR DEĞİŞİKLİK YOK İSİMLERE BAKMADAN SIRLARA ERİŞMEK ÇOK ZOR OLUR             Malazgird (Farsî), Malaşkırd (İvrit) , Manazcerd (Asurî-Süryanî), Manazcird (Soranî) , Μαντζικέρτ – Madcikêrt veya Mecikert (Yunanca), Malazgirdi (Zazakî), Mana(va)zkert (Ermenîce), Manzikert (İngilizce, Fransızca), Manzikerteko – Euskara (Basq dili), Malazgirt (Türkçe). – girt soneki (suffix) Doğu Anadolu’da birçok yerleşim biriminde karşılaşılan bir sonektir ve Ermenîce – kert ’ten mülhem olup, - ile/tarafından inşa edilmiştir anlamındadır. Örneklere geçmeden bir iki laf: Bir çok Ermenîce coğrafî yer ismi Ottoman devleti zamanında değiştirilmeye başlandı. Şehirler, kasabalar, köyler, yerleşim birimleri, dağlar, nehirler vs. Bunların başında – kert soneki taşıyanlar gelmektedir: Manavazkert’in dışında Nora-kert, Dikrana-g...

ALLAH İSMİNİN ETİMOLOJİK VE TARİHİ SÜRECİ - ARAŞTIRMA

ALLAH İSMİ ETRAFINDA Bir Görüş Allah ve Elahh kelimelerinin yazılışları farklı (mı)dır? ELAHH (EeLaaHh) ALLAH (EaLlaaH) Bu nedenle; Elahh = Allah anlayışı doğru kabul edilemez. Sadece birinin, diğerinin kökensel atası veya arka planı olabileceği dikkate alınabilir, bu, kuvvetli bir ihtimal de olabilir zayıf bir ihtimal de. Allah kelimesinin ortasındaki vurgu Arabî’de çok önemlidir ve kat’iyyen ihmâl edilemez. Bir kelimenin içinden bir elemanın çıkarılmasının veya ona bir başka unsurun eklenmesinin herşeyi baştan aşağı değiştireceği gerçeği izahtan vareste. Mesela BaTaLun = Kahraman anlamında bir isimken (bizdeki Battal ’ın karşılığı) ; iptal etmek anlamındaki BaTTaLa bir fiildir (Batl, Bat’l). Arabî yazımda her ne kadar aynı iseler de bir unsurun eklenmesi veya çıkarılması ile anlam tamamen değişmiştir. Alaha kelimesi de Arabî’de bir fiil (yüklem) olup ilâhlaştırmak , ilâhlaştırmak suretiyle tapmak anlamlarını haizdir; İngilizce deify , Fransı...