HAMOS
GINETAI
Bu deyim Yunanca’da ortalık birbirine girdi, ortalık ellialtı
gibi manalarda kullanılır. Daha kapsamlı ve toplumsal gerçekliği anlatmak için
de kimi zaman Ellinilos Hamos yani Yunan usûlü kargaşa kavramı kullanılır. Her
toplumun kendine has bir karakteri başka türlü söyleyecek olursak kendine özgü
garaibi, isterseniz de zırvaları, saçmalamaları, terelellileri (Yunanca treleno yani tırlatmak fiilinden mülhemdir) vardır. Mesele bu tip özgünlüklerin
olması değil, bunların devlet erkinin tâ göbeğine kadar gelip çöreklenmesi ve
bunun bir devletin siyaseti, davranış biçimi ve nihayet diplomasisi hâline
gelmesidir ki tam da buradayız.
Gelişmiş ya da az
gelişmiş bütün toplumların akıldışı, cahil ve ideolojik-siyâsî rayihayı bilmez,
arızalı ve bazen de küstahlığa varan yarı-kollektif davranışları vardır. Ancak
bu toplumların davranışları, tepkileri ve ileri-geri zırvalamaları devletin
davranışına eşdeyişle tarz-ı siyâsetine tesir etmez ya da ihmâl edilebilir
(negligable) bir düzey ifade eder. Burada oturup, daha evvelden insanlık
tarihinde yazılmış ve yaşanmış siyasetbilim misallerini zikredecek değilim.
Ancak arada – mizah olsun diye diyeyim – Sevan
Nişanyan’ın bir keresinde değindiği Türk Tarih Kurumu kongrelerine bir
bakılmasını teklif ediyorum. Kısacık bir örnek bizim devlet adamlarımızın ne
kadar boktan, ne kadar zavallı ve ne kadar gülünç ve cahil olduklarına işaret
ediyor.
Hikâyemiz 02-11 Temmuz 1932 tarihleri
arasında Ankara’da gerçekleşen I. Türk Tarih Kongresi’nden:
Kahramanımız TTT Cemiyeti ikinci
reisi ve Bolu meb’usu Hasan Cemil Bf
(beyefendi anlamında). Bu zât konuşmasının başlığını Ege Medeniyeti’nin
Menşeine Umumî Bir Bakış olarak belirlemiş, kuşkusuz bütün konuşmayı buraya
alacak değilim fakat birkaç zırvaya değinmeden geçmem mümkün değil.
Kendi zaviyesinden Ege
medeniyetini anlattıktan sonra bu zât ‘zincirin halkalarının Altay’ın (Türklüğü
kastediyor) ocaklarında dövüldüğünü’ ifade ediyor. İşte büyük sorun bu, ucuz ve
tapon olan da bu; miken, Minoa, İon ve Yunan medeniytlerinin mnnşei olarak
Altay’ın ocaklarını işaret ediyor. Bunu ben söylersem bir kıymati olmaz zira
hükmî şahsiyetim yok, kendim anlatırım kendim dinlerim. Velâkin bunu devlet
adına konuşan birisi söylediğinde dünya dinler ve sonra da tefsir eder, değer
biçer (değersizlik atfeder) ve devleti o kadar ciddiye alır.
Aynı zât grek kelimesinin Eti dilindeki krak kelimesinden geldiğini iddia
ediyor. Demeye getiriyor ki grek
kelimesi de Hitit kökenli olmakla TÜRKÇE’dir!
Her ne kadar burası bir
etimoloji ve linguistik platformu değilse de dokunayım istedim.
Latin lisanına Yunanca Γραικός (Grekôs) kelimesinden Graecus
biçiminde geçen bu kelime Aristotelis’e
(Aristo) göre Epiros (Epir)
bölgesinde yaşayan Dorlar’a verilen
isimdir. Kimi etimologlara göre ise Graia (Graia ; Grea veya Graia)
kelimesnden mülhem ve bu Beotia bölgesinde bulunan bir şehir ismi, Graia-kos ise Graialı
anlamında. Gervn (yêron) veya grauV (graus) kökü sert, sertleşen, kart, kartlaşan, yaşlanan
anlamlarındadır. Bu cihetiyle DvrioV (Dôrios ; Dorlu)
kelimesinin Latince’de sert, kart (hard)
anlamına gelen durus veya durius kelimesiyle kıyaslanması
münasiptir.
Marmides’den bir misal;
Ἕλληνες
ὠνομάσθησαν τὸ πρότερον Γραικοὶ καλούμενοι. — (Marmides
Part 11)
Yani Grek diye anılanlar evvelden Ellen
tesmiye olunurlardı.
Kendisini solcu olarak tavsif eden sayın Dündar kısaca FG’nin canavar olarak ortaya çıktığını (devletin
içinde canavarlaştığını) ve devlete hâkim olduğunu biraz da nezaket uslûbunu
tecavüz ederek anlatmaya çalışıyor.
Yukarıda verdiğim kısa örnek tam da
buna işaret ediyor; TC’nin devlet siyaseti mitholojiler serisi üzerine inşa
edildiği için –sağ olsun – canavarı, ejderi, yılanı, iblisi, meleği vs mebzul
miktardadır. Oysa modern devlet anlayışında hatta 500 sene evvelinin Rönesans
ve reform sonrası devletinde de efsane siyaseti iyice zayıflamıştır. Biz de ise
üniversitelerinde Alparslan’ın atının
kuyruğunu nasıl bağladığı masalı anlatılmaya devam ediyor. Kemalizm mi
Atatürkçülük mü geyiğinin devam ettiği 2017 Türkiye’sinde FG hâliyle bir
canavar statüsü kazanır ancak devletin kendisinin ne olduğu tanımlanmaz. Ben
sosyalistler de dâhil hepsi için söylemek zorundayım: devlet etrafı taht
melekleriyle çevrili ilâhtır ve hatasızdır! İnşaallah diyelim.

Yorumlar
Yorum Gönder