Ana içeriğe atla

PARTHENON CAMİ-İ ŞERİFİ

SEVAN NİŞANYAN, ARMAŞ'ı yazmış, aynı şey olmamakla birlikte kimileri tarafından Architectural Cannibalism adı verilen Mimari Yamyamlık diye meallendirebileceğim bir tür, müthiş güzellikteki eserleri yok edip yerlerine rezil ve 'modern' adını verdikleri bir takım ucubeler yapılması kısaca bu deyimle anılıyor. Ben 'PARTHENON CAMİ-İ ŞERİFİ'ni kısaca anlatayım:


Some changes took place in the Parthenon with the addition of a minaret, for the transformation into a mosque, and in the Erechtheion which was used for accommodating the harem.

Bu cümlelerden, Ottoman devletinin, Athina'yı işgalini takiben Parthenon'da 'bazı değişiklikler' yaptığını, camiye dönüştürmek amacıyla (evvela) bir minare eklediğini, Erechteion'a da, Harem uyarlama temelinde kullanmak üzere kimi eklemeleri yapıldığını okuyoruz.


The surface of the Acropolis was covered by many houses were the ottoman families, the garrison and the commander resided. Due to its importance as a fortress, the entrance to the Acropolis was denied to all christians unless they had a special license.


Akropolis'in yüzeyi Ottoman ailelerinin, garnizon ve komutanın ikâmet ettiği bir çok evle kaplanmış (aşağıdaki temsilî resim). 

Müstahkem mevki (kale) olmasının ehemmiyetine binaen, Akropolis'e giriş bütün Hristiyanlar'a, özel izinleri yoksa, yasaktı.


Transformation du Parthénon en mosquée. Le clocher devient un minaret.


Parthenon'un camiye çevrilişi. O devirde çoktan Hristiyanlaşmış olan Yunanistan'da, Parthenon'da bulunan çan'ın yerine minare inşa ediliyor.


Son bir Fransızca cümleyle bitiryorum:


Les Turcs ont utilisé des sculptures du Parthénon comme cibles dans des exercices de tir et ont décapité des figures qu'ils ont pu atteindre (celle de Périclès en était probablement une). De plus, les Turcs chaulent leurs bâtiments, dont bon nombre sont construits autour du Parthénon. Pour obtenir du blanc de chaux, on brûle du marbre, le réduisant en calcaire, puis on y ajoute de l'eau. Cette recette a mené à la destruction de statues brisées et intactes à Athènes et ailleurs.


Türkler, Parthenon heykellerini atış hedef antrenmanları için kullandılar ve erişebildikleri figürlerin başlarını kopardılar (Perikles'inki muhtemelen onlardan biriydi). Dahası, Türkler, önemli bir bölümü Parthenon tapınağının etrafında inşa edilmiş olan binalarını kireçle kapladılar. Bu kireç beyazını elde etmek için kalkere indirgeme temelinde mermeri yaktılar sonra içine su kattılar. Bu reçete, Athina'da ve diğer yerlerde bulunan çatlak ve henüz bozulmamış durumda olan heykellerin de imhasını beraberinde getirdi.
Bu arada, 1600'lerin başında Akropolis'in efsane dev cümle kapıları (giriş / vestibulumlar) Propyles de baruthane'ye dönüştürüldü.


Eskiden bir TMMOB var idi, değer biçiyordum, önemsiyordum, belki hâlâ 'devrimci' bir ruhu içinde barındırıyor diye düşünüyordum. Bu duygumu kaybetmiş bulunuyorum. Ottoman'ın devamı olan TC'nin Çamlıca'ya cami dikmesi beni hiç şaşırtmıyor, hele ki dedeleri Parthenon'un içine cami ve ev yaptıysa.
Dünyanın en harika eserlerinden biri ve belki de birincisinin içine sırf egemen benim diyebilmek için teyyareden bir cami dikmenin adı PHALLOCRACY oluyor. Jeni-Devlet-Pervers kitabımda bunu da anlatıyorum.https://www.facebook.com/doktorhakkiacikalin/
HAKKI AÇIKALIN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALLAH İSMİNİN ETİMOLOJİK VE TARİHİ SÜRECİ - ARAŞTIRMA

ALLAH İSMİ ETRAFINDA Bir Görüş Allah ve Elahh kelimelerinin yazılışları farklı (mı)dır? ELAHH (EeLaaHh) ALLAH (EaLlaaH) Bu nedenle; Elahh = Allah anlayışı doğru kabul edilemez. Sadece birinin, diğerinin kökensel atası veya arka planı olabileceği dikkate alınabilir, bu, kuvvetli bir ihtimal de olabilir zayıf bir ihtimal de. Allah kelimesinin ortasındaki vurgu Arabî’de çok önemlidir ve kat’iyyen ihmâl edilemez. Bir kelimenin içinden bir elemanın çıkarılmasının veya ona bir başka unsurun eklenmesinin herşeyi baştan aşağı değiştireceği gerçeği izahtan vareste. Mesela BaTaLun = Kahraman anlamında bir isimken (bizdeki Battal ’ın karşılığı) ; iptal etmek anlamındaki BaTTaLa bir fiildir (Batl, Bat’l). Arabî yazımda her ne kadar aynı iseler de bir unsurun eklenmesi veya çıkarılması ile anlam tamamen değişmiştir. Alaha kelimesi de Arabî’de bir fiil (yüklem) olup ilâhlaştırmak , ilâhlaştırmak suretiyle tapmak anlamlarını haizdir; İngilizce deify , Fransı...

LACERTUS FIBROSUS

LACERTUS Merhaba sayın Koryürek, Bugünkü makalenizi key(i)fle okudum, bir Boğaz insanı, hele de 20 senedir ülkesini göremeyen bir mültecî! olarak biraz da hayıflandım, o balıkhâneyi bilirim, zaman zaman da bütün diğer balıkhâneleri de gezerdim.  Yüksek müsadenizle bir dil – etimoloji düzeltmesi yapacağım ; Lakerda nın etimolojisi olarak İspanyolca La Kerrida ’yı vermişsiniz ki, katılmam mümkün değil.  Yakında Istanbul’da Küresel Yayınlar’dan çıkacak olan Türk dilindeki Yunanca Kökenli Kelimeler isimli préliminaire kitabımda da bulunabileceği üzere aşağıda bu kelimenin köklerini veriyorum. Bu kelime daha sonraları yani Latince’den Yunanca’ya lakérda λακέρδα ve "palamut veya orkinos tuzlaması" anlamıyla girmiş oradan da Türkçe’ye intikal etmiştir. Lakerda yapan herhâlde çok azalmış olmalıdır. Le Gaffiot, Dictionnaire étymologique latin - Latince etimolojik lugatında dik dörtgen şeklinde olan, uzunca, boyu eninden fazla duran bir hayvan olan kertenkeleni...

KARDOUXOI

MANZİKERT - MALAZGİRT – MANAZGIRT ÜZERİNDEN BUGÜNE DOĞRU BİR GÜZERGÂH VE DEVLETİn / MİLLETİN KÜRD ALGISINDA HİÇBİR DEĞİŞİKLİK YOK İSİMLERE BAKMADAN SIRLARA ERİŞMEK ÇOK ZOR OLUR             Malazgird (Farsî), Malaşkırd (İvrit) , Manazcerd (Asurî-Süryanî), Manazcird (Soranî) , Μαντζικέρτ – Madcikêrt veya Mecikert (Yunanca), Malazgirdi (Zazakî), Mana(va)zkert (Ermenîce), Manzikert (İngilizce, Fransızca), Manzikerteko – Euskara (Basq dili), Malazgirt (Türkçe). – girt soneki (suffix) Doğu Anadolu’da birçok yerleşim biriminde karşılaşılan bir sonektir ve Ermenîce – kert ’ten mülhem olup, - ile/tarafından inşa edilmiştir anlamındadır. Örneklere geçmeden bir iki laf: Bir çok Ermenîce coğrafî yer ismi Ottoman devleti zamanında değiştirilmeye başlandı. Şehirler, kasabalar, köyler, yerleşim birimleri, dağlar, nehirler vs. Bunların başında – kert soneki taşıyanlar gelmektedir: Manavazkert’in dışında Nora-kert, Dikrana-g...