Ana içeriğe atla

MUHAYYEL KURDİSTAN BURADA MEDFUNDUR


19 Eylül 1930 karikatürü üzerine kısacık bir yazı


1930 senesinin 19 Eylülü’nde Milliyet gazetesinde çıkan bir karikatür Muhayyel Kürdistan burada metfundur ! lejandıyla dikkat çekti. Evvela dil hatasından başlayalım : 

Dilimize, arabî dafn – gömme kelimesinden giren defin kelimesi bu anlamda – gömme. Türkçeleşmiş hali medfun olan kelime ise arabî madfûn yani gömülmüş (olan), gömülü anlamlarındaki sıfat. Hangi karikatüristin elinden çıktığını bilemiyorum ama 1930 senesinde yaşayan birinin – hele ki bir sanatkârın – arabî hurufatına hâkim olamamasını düşünmek istemem. O hâlde, doğru yazılışı ‘medfun’ (DEFNEDİLMİŞ) olması gereken bu kelimeyi karikatürist neden metfun biçiminde yani d yerine t ile yazdı. Bilemiyoruz fakat muhtemelen türkçe formlar almaya başlayan arabî kelimelerde bazı ‘d’ler ‘t’ye evrildi. Tek açıklaması bu olabilir ancak yine de 1930 senesi için göreli erken buluyorum. 


Dönemin Britanya’sının Ankara’daki temsilcileri kendi dışişlerine bu lejandı hemen The imaginary Kurdistan is buried here biçiminde haber verdiklerinden haberimiz var. 


Pek iyi, o tarihte bu karikatürü yayınlayan Milliyet gazetesinin sahibi kim? Cevap veriyorum: Mehmet Nedim Soydan - o kim? Asker, M. Kemal’in refakat zabiti, bankacı, gazete sahibi, milletvekili ve Kürd milliyetine mensup. O karikatürün yayınlandığı tarihte Milliyet gazetesinin sahibi olan bu zât bir Kürd ve kendi halkının Ağrı Dağı‘nda (Çiyayê Agirî - Ararat) defnedildiğini duyuruyor, tarihî bir ıztırab olarak yazıyorum. 


Bugün Duvar gazetesinde bu konuyu işleyen İrfan Aktan makalesinin başlığını Muhayyel Türkiye burada medfundur biçiminde atmış. Haklıdır zira fiilen bütün parçalarda kurulmuş olan Kurdistan belki 25 Eylül’de büyük güney‘de, belki çok yakında küçük güney’de resmen ilân edilecek ve Kürdler’in ülkesi resmî bir hüviyet kazanacak. 1930’lardaki hatta 1890’lardaki Kürd algısı bugüne kadar hiç değişmeyen Türk devleti ile Kürdler’in irtibatı Ankara’daki kabristanda – artık tamamen – medfun olup Türkiye devletinin bunu içselleştirmesinin zamanı gelmiş bulunuyor.

https://www.facebook.com/doktorhakkiacikalin/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALLAH İSMİNİN ETİMOLOJİK VE TARİHİ SÜRECİ - ARAŞTIRMA

ALLAH İSMİ ETRAFINDA Bir Görüş Allah ve Elahh kelimelerinin yazılışları farklı (mı)dır? ELAHH (EeLaaHh) ALLAH (EaLlaaH) Bu nedenle; Elahh = Allah anlayışı doğru kabul edilemez. Sadece birinin, diğerinin kökensel atası veya arka planı olabileceği dikkate alınabilir, bu, kuvvetli bir ihtimal de olabilir zayıf bir ihtimal de. Allah kelimesinin ortasındaki vurgu Arabî’de çok önemlidir ve kat’iyyen ihmâl edilemez. Bir kelimenin içinden bir elemanın çıkarılmasının veya ona bir başka unsurun eklenmesinin herşeyi baştan aşağı değiştireceği gerçeği izahtan vareste. Mesela BaTaLun = Kahraman anlamında bir isimken (bizdeki Battal ’ın karşılığı) ; iptal etmek anlamındaki BaTTaLa bir fiildir (Batl, Bat’l). Arabî yazımda her ne kadar aynı iseler de bir unsurun eklenmesi veya çıkarılması ile anlam tamamen değişmiştir. Alaha kelimesi de Arabî’de bir fiil (yüklem) olup ilâhlaştırmak , ilâhlaştırmak suretiyle tapmak anlamlarını haizdir; İngilizce deify , Fransı...

LACERTUS FIBROSUS

LACERTUS Merhaba sayın Koryürek, Bugünkü makalenizi key(i)fle okudum, bir Boğaz insanı, hele de 20 senedir ülkesini göremeyen bir mültecî! olarak biraz da hayıflandım, o balıkhâneyi bilirim, zaman zaman da bütün diğer balıkhâneleri de gezerdim.  Yüksek müsadenizle bir dil – etimoloji düzeltmesi yapacağım ; Lakerda nın etimolojisi olarak İspanyolca La Kerrida ’yı vermişsiniz ki, katılmam mümkün değil.  Yakında Istanbul’da Küresel Yayınlar’dan çıkacak olan Türk dilindeki Yunanca Kökenli Kelimeler isimli préliminaire kitabımda da bulunabileceği üzere aşağıda bu kelimenin köklerini veriyorum. Bu kelime daha sonraları yani Latince’den Yunanca’ya lakérda λακέρδα ve "palamut veya orkinos tuzlaması" anlamıyla girmiş oradan da Türkçe’ye intikal etmiştir. Lakerda yapan herhâlde çok azalmış olmalıdır. Le Gaffiot, Dictionnaire étymologique latin - Latince etimolojik lugatında dik dörtgen şeklinde olan, uzunca, boyu eninden fazla duran bir hayvan olan kertenkeleni...

KARDOUXOI

MANZİKERT - MALAZGİRT – MANAZGIRT ÜZERİNDEN BUGÜNE DOĞRU BİR GÜZERGÂH VE DEVLETİn / MİLLETİN KÜRD ALGISINDA HİÇBİR DEĞİŞİKLİK YOK İSİMLERE BAKMADAN SIRLARA ERİŞMEK ÇOK ZOR OLUR             Malazgird (Farsî), Malaşkırd (İvrit) , Manazcerd (Asurî-Süryanî), Manazcird (Soranî) , Μαντζικέρτ – Madcikêrt veya Mecikert (Yunanca), Malazgirdi (Zazakî), Mana(va)zkert (Ermenîce), Manzikert (İngilizce, Fransızca), Manzikerteko – Euskara (Basq dili), Malazgirt (Türkçe). – girt soneki (suffix) Doğu Anadolu’da birçok yerleşim biriminde karşılaşılan bir sonektir ve Ermenîce – kert ’ten mülhem olup, - ile/tarafından inşa edilmiştir anlamındadır. Örneklere geçmeden bir iki laf: Bir çok Ermenîce coğrafî yer ismi Ottoman devleti zamanında değiştirilmeye başlandı. Şehirler, kasabalar, köyler, yerleşim birimleri, dağlar, nehirler vs. Bunların başında – kert soneki taşıyanlar gelmektedir: Manavazkert’in dışında Nora-kert, Dikrana-g...