Ana içeriğe atla

DEVLET HİKÂYELERİ-1, KURT, KUZU VE KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ


Latince kurt kuzu hikâyesiyle başlıyorum;

Lupus et Agnus

Agnus in agro vivit et saepe ad rivum venit.
Sed subito lupus e silva currit et agno dicit;

      Meam aquam bibis.
Agnus timet et lupo respondet:
Tuam aquam non bibo, lupe,
Sed lupus agnum capit, eum trahit et vorat

Bir kuzu bir tarlada yaşar ve sıklıkla nehir kenarına gelir.
Fakat, ânîden, bir kurt ormandan çıkagelir ve kuzuya şöyle der:
Suyumu içiyorsun.
Kuzu korkar ve kurda cevap verir:
Senin suyunu içmiyorum, kurt.
Fakat kurt kuzuyu yakalar, alır götürür ve parçalar.

      Unutulmasın ki, insanlar bir yere kadar Tuam aquam non bibo, lupe diyecekler, senin suyundan içmiyorum kurt! O kritik noktadan sonra olay farklı gelişir: Agnus capit lupum, eum trahit et vorat olur. Sonra kurdun midesini taşla doldururlar aynı Hronos’un ağzına taş doldurulduğu gibi. Hem de Zeus’un doğduğu gün, Girit’te kutlamaların gürültüleri ayyuka çıkarken.

      Kurt demişken, Le Petit Chaperon Rouge diğer deyişle Kırmızı Başlıklı Kız masalına değinmeden geçemiyoruz – evvela ilginç bir not; bütün dillere kırmızı başlıklı kız olarak çevrilen bu meşhur masal Arabî’ye Layla ve’l Dîab yani Leyla ve Kurt biçiminde çevrilmiş durumda, nedendir, size sorup bırakıyorum. Bu masal, adı üzerinde bir 'masal' olmasına rağmen hem çocukları ama belki daha fazla yetişkinleri ilgilendiriyor. Çocuk, kırmızı başlıklı kız, macera aramak için veya kimliğini ıspat etmek için evinden uzaklaşıp karanlık ormana girer. 

Grimm kardeşler (ALEMAN) versiyonunda, anne kızına ‘güvenmekte‘ ve onu elâlemle ilişkilenmeme konusunda uyarmamaktadır. Buna mukabil Perrault (FRANSIZ) yazımında ikaz vardır. Bu nedenle kırmızı başlıklı kız kurt ile karşılaştığında şaşkınlık yaşamaz zira uyarılmıştır. Bunu bir imtihan olarak algılar. 

Perrault versiyonunda annesinin kızı için hazırladığı sepette galette (bir tür yuvarlak ve yassı pasta) ve bir çömlek tereyağı vardır. Bu pastayı krallar ve prensler çok severler yani asîl bir pastadır. 

Grimm kardeşlerin sepetinde tereyağı yerine bir şişe şarap vardır (ekmek ve şarap) ; daha adült bir seviye hissi uyandırıyor. 

Perrault hikâyesinde sihirli formül şudur: birinci defa yatağında bulunan ‘iyi’ büyükanne, kapı çalındığında onu kırmızı başlıklı kız zannederek: mandalı çek, kapı kendiliğinden açılır deyince kurt gereğini yapar ve büyükanneyi parçalayarak onun yerini alır ve kız kapıyı çalınca aynı cümleyi ona söyler ve kapı yeniden açılır.

      Kurt yorganın altındadır ve kıza söylediği şu cümleyi metnin orijinalinden veriyorum:

      Mets la galette et le petit pot de beurre sur la huche, et viens te coucher avec moi. Le Petit Chaperon rouge se déshabille, et va se mettre dans le lit, où elle fut bien étonnée de voir comment sa Mère-grand était faite en son déshabillé. Elle lui dit : Ma mère-grand, que vous avez de grands bras? C’est pour mieux t’embrasser, ma fille

      Pastayı ve küçük tereyağı çömleğini ekmek sandığına koy ve benimle (benim yanıma) yatmaya gel. Küçük kız SOYUNUR ve yatağa girer. Yatağa girince, büyükannesinin çıplak! hâlini görür ve şaşırır. Ona: Büyükanne ne kadar da büyük kollarınız varmış (der)? O da, seni daha iyi sarmak, kucaklamak için kızım diye cevap verir…

      Nedense bu tip dünya masallarında küçük çocuklar husûsen de küçük kızlar seçilmektedir (Kırmızı şapkalı kız, Blondine, kibritçi kız, Alice harikalar diyarında, pamuk prenses ve yedi cüceler, Cinderella / Külkedisi, Pollyanna vs). Bunlar güzel ve alımlıdırlar, nazik ve incedirler. Bu öyküde yazar kızı kurda yediriyor, toplumsal korkudan dolayı taciz veya tecavüze uğratmıyor. Aslında mesajı açıktır ; kızı soyup yatağa gönderirken zaten devamında işin nereye varacağını anlatmış oluyor. Çıtı pıtı kız, gürültü çıkarmıyor, kimseyi yardıma çağırmıyor, kız dediğin böyle olur, başına gelenlere razıdır ve bundan kimselere söz etmez. O zaten önünde sonunda KIZ’dır yani erkeğin kölesi, elinin kiri, yatağının kaçınılmaz objesi, devam.

      Grimm kardeşlerde kurt kendi kendine şöyle der: un fameux régal, cette mignonne et tendre jeunesse! Müthiş bir bayram, bu minyon ve hoş (tatlı) genç (kız)! 

Grimm kardeşler büyükanneye kapının kolu üzerine bastır dedirtirler. Kurt burada küçük kıza aynı cümleyi kurmaz ve kapıyı açık bırakır. Kızın kapıya vurmasına bile gerek kalmaz.

      Kurt aslında büyük anneyi yani Ana Tanrıça’yı – Gaia – yutan figür değil bizzat Ana Tanrıça’dır. Yutulan kırmızı başlıklı kız ise sembolik olarak ölür ve aslında yeniden doğar, olgunlaşır, kişiliğini sağlamlaştırır, transformasyonunu tamamlar. Statü kazanır. Cesaretini toplar ve kurdun midesini taşlarla doldurur (Le Petit Chaperon rouge se hâta de chercher de grosses pierres, qu’ils fourrèrent dans le ventre du loup). Taşlar kısırlaştırmanın (castration) sembolüdür. Devlet castrateur’dür, fena kurt’tur, yutan’dır.


Kırmızı Şapkalı Kız psikanalizi ile devam edeceğiz.

HAKKI AÇIKALIN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALLAH İSMİNİN ETİMOLOJİK VE TARİHİ SÜRECİ - ARAŞTIRMA

ALLAH İSMİ ETRAFINDA Bir Görüş Allah ve Elahh kelimelerinin yazılışları farklı (mı)dır? ELAHH (EeLaaHh) ALLAH (EaLlaaH) Bu nedenle; Elahh = Allah anlayışı doğru kabul edilemez. Sadece birinin, diğerinin kökensel atası veya arka planı olabileceği dikkate alınabilir, bu, kuvvetli bir ihtimal de olabilir zayıf bir ihtimal de. Allah kelimesinin ortasındaki vurgu Arabî’de çok önemlidir ve kat’iyyen ihmâl edilemez. Bir kelimenin içinden bir elemanın çıkarılmasının veya ona bir başka unsurun eklenmesinin herşeyi baştan aşağı değiştireceği gerçeği izahtan vareste. Mesela BaTaLun = Kahraman anlamında bir isimken (bizdeki Battal ’ın karşılığı) ; iptal etmek anlamındaki BaTTaLa bir fiildir (Batl, Bat’l). Arabî yazımda her ne kadar aynı iseler de bir unsurun eklenmesi veya çıkarılması ile anlam tamamen değişmiştir. Alaha kelimesi de Arabî’de bir fiil (yüklem) olup ilâhlaştırmak , ilâhlaştırmak suretiyle tapmak anlamlarını haizdir; İngilizce deify , Fransı...

LACERTUS FIBROSUS

LACERTUS Merhaba sayın Koryürek, Bugünkü makalenizi key(i)fle okudum, bir Boğaz insanı, hele de 20 senedir ülkesini göremeyen bir mültecî! olarak biraz da hayıflandım, o balıkhâneyi bilirim, zaman zaman da bütün diğer balıkhâneleri de gezerdim.  Yüksek müsadenizle bir dil – etimoloji düzeltmesi yapacağım ; Lakerda nın etimolojisi olarak İspanyolca La Kerrida ’yı vermişsiniz ki, katılmam mümkün değil.  Yakında Istanbul’da Küresel Yayınlar’dan çıkacak olan Türk dilindeki Yunanca Kökenli Kelimeler isimli préliminaire kitabımda da bulunabileceği üzere aşağıda bu kelimenin köklerini veriyorum. Bu kelime daha sonraları yani Latince’den Yunanca’ya lakérda λακέρδα ve "palamut veya orkinos tuzlaması" anlamıyla girmiş oradan da Türkçe’ye intikal etmiştir. Lakerda yapan herhâlde çok azalmış olmalıdır. Le Gaffiot, Dictionnaire étymologique latin - Latince etimolojik lugatında dik dörtgen şeklinde olan, uzunca, boyu eninden fazla duran bir hayvan olan kertenkeleni...

KARDOUXOI

MANZİKERT - MALAZGİRT – MANAZGIRT ÜZERİNDEN BUGÜNE DOĞRU BİR GÜZERGÂH VE DEVLETİn / MİLLETİN KÜRD ALGISINDA HİÇBİR DEĞİŞİKLİK YOK İSİMLERE BAKMADAN SIRLARA ERİŞMEK ÇOK ZOR OLUR             Malazgird (Farsî), Malaşkırd (İvrit) , Manazcerd (Asurî-Süryanî), Manazcird (Soranî) , Μαντζικέρτ – Madcikêrt veya Mecikert (Yunanca), Malazgirdi (Zazakî), Mana(va)zkert (Ermenîce), Manzikert (İngilizce, Fransızca), Manzikerteko – Euskara (Basq dili), Malazgirt (Türkçe). – girt soneki (suffix) Doğu Anadolu’da birçok yerleşim biriminde karşılaşılan bir sonektir ve Ermenîce – kert ’ten mülhem olup, - ile/tarafından inşa edilmiştir anlamındadır. Örneklere geçmeden bir iki laf: Bir çok Ermenîce coğrafî yer ismi Ottoman devleti zamanında değiştirilmeye başlandı. Şehirler, kasabalar, köyler, yerleşim birimleri, dağlar, nehirler vs. Bunların başında – kert soneki taşıyanlar gelmektedir: Manavazkert’in dışında Nora-kert, Dikrana-g...